Online
KOZMETOLOJi DERGiSi

Sayı: 1, Cilt : 3, Yıl: 2004


KOZMETİK ÜRÜN VE İLAÇ ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ*

Carol LEWIS

Çeviren: Öğr. Gör. Ömür UÇAR**

        Kozmetikler far’dan deodorantlara kadar bir bütün oluşturur. Tüketicilerin ilgilendikleri ve merak ettikleri; bu kozmetik ürünler ve fonksiyonlarıdır. Lynn Reinners ve Elizabeth Arden’in kozmetologlarına göre: “ Tüketiciler ürünlerin sürekli olarak farklılık göstermesinden dolayı oldukça karışmış durumdadır ve bu sorundan ötürü tüketiciyi ürün kullanımı hakkında aydınlatmak önemlidir.”

        FDA1 1994 yılında 14 yaş ve üzeri 1.687 tüketici üzerinde yapılan kozmetik kullanımı konulu bir araştırma sonucunda, tüketici bilgilerinin ürün etiketinde yazılanlar çerçevesinde olduğu görülmüştür. Örneğin bu yapılan araştırmada bir çok kişi bir ürün paketinde veya üzerinde kırışıklık oluşumunu engeller veya yavaşlatır yazısını okuduklarında, bu ürünün kırışıklık azaltma amacına uygun bir ürün olduğu kabul ettiklerini söylemişlerdir. Bunun yanı sıra yarıdan fazla tüketici, doğal olduğu iddia edilen bir ürünün mutlaka doğal maddeler içerdiğine inandıklarını belitmişlerdir. Acaba ürün etiketi üzerinde yazılanlar ürünü doğrulayacak nitelikte midir ? FDA müdürü John Baile ‘ ye göre ürün etiketi üzerindeki iddialar ürünü tam olarak doğrulayıcı nitelikte değildir. John Baile’ye göre: “ kozmetik endüstrisi, ürünlerle birlikte imaj satma amacındadır ve ürünle ilgili yazılanlara inanıp inanmamak tüketici ile ilgili bir konudur. “ Ama yine de imajın ötesinde gerçek ürünler de vardır ve tüketiciler ürünlerle ilgili doğru bilgiyi edinmek istemektedirler. Tüketicilerin satın aldıkları ürünler hakkında doğru bir seçim yapabilmeleri için , FDA’nın kozmetik ürünlerle ilgili bilgileri yardımcı niteliktedir.

DÜZENLEYİCİ OTORİTE

        Kozmetik ürünlerle ilgili düzenleyici otorite FDA’dır. FDA, kozmetikleri ve içerikleri halka satılmadan önce onaylamak zorunda değildir. Genellikle FDA bu ürünleri pazara sunulduktan sonra düzenlemeye alır. Bu şu demektir; üreticiler herhangi bir içeriği veya hammaddeyi, renk, katkı maddeleri ve bazı yasaklanmış maddeler hariç , hükümet onayı almadan, bir ürün pazarlayabilirler.

        Kozmetiklere bazı düzenlemeler uygulanmalı, satışa sunulan her bir kozmetik ürün, içerik deklarasyonundan geçirilmelidir. Bunun yanı sıra ürün içerikleri, oranlarına göre listelenmelidir. Örneğin, su cilt bakım ürünlerinde önemli bir miktarda bulunur ve genellikle ilk önce belirtilir.

        Şirketler ürünün güvenirliliği ile ilgili test yapmak zorunda değildir. Böyle durumlarda ürün üzerinde “ UYARI “ yazısı bulundurulur. Bu da şu anlama gelmektedir ; ürünün güvenirliliği kontrol edilmemiştir. Ancak Baile’ye göre tüketiciler şu düşüncededirler ; “Eğer bir ürün pazara çıkmışsa , bu ürün zarar vermez. “ Bu inanış bazen yanlış sonuçlar verebilir.
FDA’ nın mücadelesi bir ürünün uygunsuz etiketleme durumunda zararlı olduğunu kanıtlamaktır. Bu sayede, bu ürünlerin pazardan çekilmesi sağlanmış olur.

KOZMETİK VE İLAÇ ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

        FDA kozmetiği, insan vücuduna uygulanan temizleme, ,güzelleştirme, çekiciliği arttırma veya görünüşü değiştirme gibi özelliklere sahip, ancak vücut yapısını veya fonksiyonunu değiştirme niteliği içermeyen bir ürün olarak tanımlar. Bu tanım, cilt bakım kremlerini, losyonları, pudraları, spreyleri, parfümleri, lipstikleri, tırnak cilalarını, göz ve yüz makyaj ürünlerini , permanant losyonunu , saç boyalarını , deodorantları , bebek ürünlerini , banyo ürünlerini, ağız yıkamak için kullanılan antiseptik sıvıları içerir.

        Bir hastalığı tedavi etmek veya engellemek amaçlı kullanılan ve vücudun yapısını etkileyen ürünler ilaç olarak tanımlanır. Tedavi edici olarak da değerlendirilen kozmetik ürünlerin üzerinde hem ilaç hem de kozmetik yazılı etiket bulundurulmalıdır. Kozmetik özelliğinin yanında hem de ilaç olarak düzenlenmiş olan ürünleri, ilk içeriğinin “aktif içerik” olarak listelenmesi durumuna bakarak anlayabilirsiniz. “Aktif içerik “ kavramı kimyasal özelliği olma durumuyla ilgilidir ve ürüne etkinlik kazandırır. Üretici, ürünün kullanım amacına uygunluğunun güvenirliliğini kanıtlamak zorundadır. Hem ilaç hem de kozmetik özelliği taşıyan ürünlerde içerik düzenlemeleri, aktif içeriklerden kozmetik içeriklere doğru yapılmalıdır. Ayrıca ürün içinde bulunan maddeler yoğunluklarına göre çoktan aza doğru listelenmelidir.

        Hem kozmetik hem de ilaç olarak nitelendirilen ürünler şunlar; kepek şampuanları, floridli diş macunları, antiperspirantlar,  güneşten koruyucular, bronzlaştırıcı içeren fondötenler’dir. Hem kozmetik hem de ilaç olarak düzenlenen ürünlerin pazara çıkarılmadan önce tedavi edici özelliği bilimsel olarak kanıtlanmalıdır. Eğer kanıtlanmamışsa FDA bu ürünleri hatalı etiketlenmiş ürünler olarak nitelendirir ve gerekli düzenlemeleri yapar.

OKUMAK İNANMAKTIR

        Bir kozmetik ürünün üzerindeki içerik listesi, tüketicinin nasıl bir ürün aldığı konusunda yardımcı olan tek faktördür. Tüketiciler listeyi kontrol ederek kendileri için zararlı olduğunu düşündükleri maddeleri ayırt edebilirler. Bir güzellik danışmanı olan Paula Begoun’a göre ; en iyi arkadaş içerik etiketidir ve ürün içeriklerini okumak cildimizi zararlı maddelerden korumak için önemli bir aşamadır.

        İçerik listesi kozmetik ürünün üzerinde bulundurulmalıdır. Ancak bu etiket üzerindekileri anlayabilmek zor bir iştir. Baile’ye göre bir çoğumuz listelenmiş olan içeriklerin isimlerine aşina değiliz çünkü kimyasal olarak çok fazla madde bulunmaktadır. Ancak bu konuda yapılabilecek bir şey yoktur. Ama yine de tüketiciler kozmetik içerikler ile ilgili bir takım temel bilgileri bazı referanslara başvurarak elde edebilirler. Örneğin: Birçok kütüphanede mevcut olan Uluslararası Kozmetik İçerik Sözlüğü ve El Kitabı Cosmetic , Toiletry ve Fragrance Association tarafından yayımlanmıştır. FDA bu kurumu güvenilir bulmaktadır.

        Kozmetik içerik deklarasyonu evde kullanım amaçlı parekende satış ürünlerine mahsustur. Güzellik uzmanları tarafından salonlarda kullanılan ürünler için içerik deklarasyonu gerekli değildir. Ama yine de bu ürünlerde distribütör belirtilmeli ve içerik miktarı listelenmeli ve gerekli ‘ uyarı ‘ bildirimleri yapılmalıdır.

KOZMETİKLER TAHRİŞ EDİCİ OLABİLİR

        Genellikle kozmetiklerin hemen hepsi belirli kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Reaksiyonun ilk belirtisi genelde aşırı kırmızılık ve tahriş niteliğinde görülür. İçeriklerin listesinde alerjik reaksiyonlara sebebiyet vermez diye bir garanti bulundurulamaz. Bu sebeple alerjik durumlara hassas ciltleri olan tüketiciler cilt bakım ürünleri kullanırken çok dikkatli davranmalıdırlar. 1994 yılında FDA ‘nın yaptığı araştırmada yaklaşık olarak tüketicilerin 1/4'i bazı nemlendirici, fondöten ve far‘lardan ötürü alerjik durumlarla karşılaştıklarını belirttiler.

        Beguon’a göre; birçok karışım ve formül türlerinde sınırsız kombinasyonlar bulunduğu için herhangi bir cildin bir kozmetiğe nasıl tepki vereceğini bilmek hemen hemen imkansızdır. Eğer satın aldığınız bir ürünü belli bir takım sebeplerden ötürü kullanmayı bıraktıysanız, o ürünü aldığınız yere geri götürün ki ilgili şirket üründeki formüllerle ilgili gerekli bilgiyi edinebilsin.

ÜRÜNLERİ ANLAYABİLME

        Tüketicilerin bilmesi gereken bazı temel kavramlar şunlardır :
a) Naturel ( doğal ) : ‘ Naturel ‘ kavramı direkt olarak bitki veya hayvan ürünlerinden çıkarılan içeriklerle ilgilidir. Sentetik olarak üretilmediği anlamını taşır. Doğal içerikli ürünlerin cilde iyi geldiği konusunda kesin bir bilimsel kanı yoktur.

b) Hipoallerjenik : Bu türdeki ürünler alerjik reaksiyonlara daha az sebebiyet verir. Ancak bu iddiayı kanıtlayan yazılı bilimsel çalışmalar bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra “ dermatolojik test edilmiş “ , “hassasiyeti test edilmiş “, “alerjik test edilmiş “ veya “tahriş etmez “ gibi kavramlar, herhangi bir cilt reaksiyonuna sebep vermez diye bir garanti taşımaz.

c) Alkolsüz : Genel olarak şu anlama gelmektedir ki bazı belirli kozmetik ürünleri etil alkol içermez. Ayrıca kozmetik ürünler bazı farklı alkoller de içermektedirler. Örn ; cetyl , stearyl , cetearyl , lanolin gibi.

d) Kokusuz : Bu şekilde etiketlenmiş ürünlerde kesin bir koku bulunmamaktadır. Koku içerikleri kokusuz kozmetik ürünlerine katılabilir. Bundaki amaç kullanılan hammaddelerin yarattığı kötü , istenmeyen kokuları etkisiz hale getirmektir. Bu koku içerikleri, oldukça az miktarda kullanılmalıdır.

e) Nonkomodojenik ( Komodojenik olmayan ) : Bu tür ürünler akne oluşumuna sebebiyet veren gözenek tıkayıcı maddeler içermez.

f) Raf süresi : Raf süresi bir kozmetik ürününün normal koşullarda depolanma ve kullanılma süresidir. Bu kullanılma süresi ürünün komposizyonuna , paketlenmesine ve korunmasına bağlıdır. Eğer bu ürün uygun bir biçimde stoklanmamışsa , ürünün kullanım süresi normalden daha az olur.

g) Cruelty Free : Bu ürünler hayvanlar üzerinde test edilmemiştir. Kozmetiklerde kullanılan birçok içerik bir şekilde hayvanlar üzerinde test edilmiştir ve bazı tüketiciler “ herhangi bir hayvan testine tabii tutulmamıştır” yazısını görmek istemektedir.
Müşteriler bu belirli kavramları bilerek, ürünler hakkında kendileri karar verip kendileri için en uygun olanı seçebilirler.

GÜVENLİ ŞEKİLDE GÜZELLİK

        Makyaj süresince nadir olarak olsa da bir takım ciddi yaralar oluşabilir. Ürünlerin yanlış kullanılmasının verdiği zararları önlemek için bazı önlemler alınmalıdır.
• Makyaj ürünleri sert, zarar verici şekilde sürülmemelidir. Göz çevresini aşırı derecede çekerek yapılan bir uygulama, bakteri oluşumuna sebebiyet verebilir ve körlük gibi ciddi rahatsızlıklar yaratabilir.
• Makyaj ürünleri kullanırken yeni ve farklı aplikatörler kullanılmalıdır. Cildinize uygulanacak olan ürünler için kullanılacak aletler önceden alkolle temizlenmelidir.
• Bir ürünün orjinal kıvama gelmesi için asla bir sıvı katılmamalıdır. Sıvı katılması durumunda bakteri oluşumu kaçınılmazdır.
• Alerjik bir reaksiyona sebebiyet veren ürünü kullanmayı hemen bırakmalısınız.
• Eğer bir ürünün rengi değişiyorsa veya kokusu yoğunlaşıyorsa bu ürünü kullanmayı bırakınız, çünkü koruma faktörleri zamanla azalır ve bakterilerle mücadele edemez duruma gelir.
• Eğer herhangi bir enfeksiyon durumu söz konusu ise göz makyaj ürünlerini kullanmamalısınız.
• Makyaj ürünlerinizi güneş ışığından uzak tutmalısınız çünkü ışık ve sıcaklık ürün içindeki koruma faktörünü azaltır.
• Makyaj ürünlerinin ağzı sıkıca kapatılmalıdır.
• Aereosol güzellik ürünleri herhangi bir ısı materyalinin veya sigaranın yanında kullanılmamalıdır çünkü bu ürünler yanıcıdır. Ayrıca saç spreyleri ve pudralar sürekli olarak nefesle içe çekilirse akciğer kanseri oluşumuna sebebiyet verebilir.

TÜKETİCİLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR

        Güvenliği açısından bir çok sorular sorulmasına rağmen, alfa hidroksi asitler ve Beta hidroksi asitler son zamanlarda geniş olarak kullanılmaktadır.Alfa hidroksi asitler meyva ve süt şekerlerinden oluşmaktadır. Bu içerikler tüketicinin dikkatini çekmektedir çünkü Alfa hidroksi asitler kırışıklık, yaşlılık lekeleri ve güneşin ciltte oluşturduğu zararlı etkileri giderici niteliktedir.
FDA, tüketicilere Alfa hidroksi asit ve Beta hidroksi asit içeren ürünler ile ilgili bir takım önlemler sunmaktadır: a) Alfa hidroksi asit/Beta hidroksi asit içeren ürünleri önce cildinizin küçük bir bölümüne uygulayınız ve duruma göre bütün cildinize uygulayıp uygulamamaya karar veriniz. b) Mümkünse güneşten kaçının. c) Alfa hidroksi asit ürünü kullanırken etkili bir güneş perdeleyici kullanılmalıdır. d) Etiketin üzerindekiler takip edilmelidir. e) Önerilen uygulamanın ötesine geçmeyiniz.f) Çocukların üzerinde kullanılmamalıdır.

YASAKLANAN İÇERİKLER

        * Bithional * civa bileşimleri * vinly chloricle * halojenli salisinidler * aerosol kozmetiklerdeki zirkonyum kompleksleri * kloroform * methylene klorid * kloroflorokarbon propellant * hekzaklorofen * tırnak ürünlerindeki methyl methacrylate monomer.

1-FDA:Amerikan Gıda, İlaç ve Kozmetik Kurumu

* FDA Tüketici Bülteninin Ağustos 2000 Revizyonundan çevirilmiştir.

** Gazi Üniversitesi Mesleki Eğt. Fakültesi Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi A.B.D.

 

<<Anasayfa