|
KOZMETİK ÜRÜN VE
İLAÇ ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ*
Carol LEWIS
Çeviren: Öğr.
Gör. Ömür UÇAR**
Kozmetikler far’dan
deodorantlara kadar bir bütün oluşturur. Tüketicilerin
ilgilendikleri ve merak ettikleri; bu kozmetik ürünler ve
fonksiyonlarıdır. Lynn Reinners ve Elizabeth Arden’in
kozmetologlarına göre: “ Tüketiciler ürünlerin sürekli olarak
farklılık göstermesinden dolayı oldukça karışmış durumdadır ve bu
sorundan ötürü tüketiciyi ürün kullanımı hakkında aydınlatmak
önemlidir.”
FDA1 1994 yılında 14 yaş ve üzeri
1.687 tüketici üzerinde yapılan kozmetik kullanımı konulu bir
araştırma sonucunda, tüketici bilgilerinin ürün etiketinde yazılanlar çerçevesinde olduğu görülmüştür. Örneğin
bu yapılan araştırmada bir çok kişi bir ürün paketinde veya üzerinde
kırışıklık oluşumunu engeller veya yavaşlatır yazısını
okuduklarında, bu ürünün kırışıklık azaltma amacına uygun bir ürün
olduğu kabul ettiklerini söylemişlerdir. Bunun yanı sıra yarıdan
fazla tüketici, doğal olduğu iddia edilen bir ürünün mutlaka doğal
maddeler içerdiğine inandıklarını belitmişlerdir. Acaba ürün etiketi
üzerinde yazılanlar ürünü doğrulayacak nitelikte midir ? FDA müdürü
John Baile ‘ ye göre ürün etiketi üzerindeki iddialar ürünü tam
olarak doğrulayıcı nitelikte değildir. John Baile’ye göre: “
kozmetik endüstrisi, ürünlerle birlikte imaj satma amacındadır ve
ürünle ilgili yazılanlara inanıp inanmamak tüketici ile ilgili bir
konudur. “ Ama yine de imajın ötesinde gerçek ürünler de vardır ve
tüketiciler ürünlerle ilgili doğru bilgiyi edinmek istemektedirler.
Tüketicilerin satın aldıkları ürünler hakkında doğru bir seçim
yapabilmeleri için , FDA’nın kozmetik ürünlerle ilgili bilgileri
yardımcı niteliktedir.
DÜZENLEYİCİ OTORİTE
Kozmetik ürünlerle
ilgili düzenleyici otorite FDA’dır. FDA, kozmetikleri ve içerikleri
halka satılmadan önce onaylamak zorunda değildir. Genellikle FDA bu ürünleri pazara
sunulduktan sonra düzenlemeye alır. Bu şu demektir; üreticiler
herhangi bir içeriği veya hammaddeyi, renk, katkı maddeleri ve bazı
yasaklanmış maddeler hariç , hükümet onayı almadan, bir ürün
pazarlayabilirler.
Kozmetiklere bazı düzenlemeler
uygulanmalı, satışa sunulan her bir kozmetik ürün, içerik
deklarasyonundan geçirilmelidir. Bunun yanı sıra ürün içerikleri,
oranlarına göre listelenmelidir. Örneğin, su cilt bakım ürünlerinde
önemli bir miktarda bulunur ve genellikle ilk önce belirtilir.
Şirketler ürünün güvenirliliği ile
ilgili test yapmak zorunda değildir. Böyle durumlarda ürün üzerinde
“ UYARI “ yazısı bulundurulur. Bu da şu anlama gelmektedir ; ürünün
güvenirliliği kontrol edilmemiştir. Ancak Baile’ye göre tüketiciler
şu düşüncededirler ; “Eğer bir ürün pazara çıkmışsa , bu ürün zarar
vermez. “ Bu inanış bazen yanlış sonuçlar verebilir.
FDA’ nın mücadelesi bir ürünün uygunsuz
etiketleme durumunda zararlı olduğunu kanıtlamaktır. Bu sayede, bu
ürünlerin pazardan çekilmesi sağlanmış olur.
KOZMETİK VE İLAÇ ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ
FDA kozmetiği, insan
vücuduna uygulanan temizleme, ,güzelleştirme, çekiciliği arttırma
veya görünüşü değiştirme gibi özelliklere sahip, ancak vücut
yapısını veya fonksiyonunu değiştirme niteliği içermeyen bir ürün
olarak tanımlar. Bu tanım, cilt bakım kremlerini, losyonları,
pudraları, spreyleri, parfümleri, lipstikleri, tırnak cilalarını,
göz ve yüz makyaj ürünlerini , permanant losyonunu , saç boyalarını
, deodorantları , bebek ürünlerini , banyo ürünlerini, ağız yıkamak
için kullanılan antiseptik sıvıları içerir.
Bir hastalığı tedavi etmek veya
engellemek amaçlı kullanılan ve vücudun yapısını etkileyen ürünler
ilaç olarak tanımlanır. Tedavi edici olarak da değerlendirilen
kozmetik ürünlerin üzerinde hem ilaç hem de kozmetik yazılı etiket
bulundurulmalıdır. Kozmetik özelliğinin yanında hem de ilaç olarak
düzenlenmiş olan ürünleri, ilk içeriğinin “aktif içerik” olarak
listelenmesi durumuna bakarak anlayabilirsiniz. “Aktif içerik “
kavramı kimyasal özelliği olma durumuyla ilgilidir ve ürüne etkinlik
kazandırır. Üretici, ürünün kullanım amacına uygunluğunun
güvenirliliğini kanıtlamak zorundadır. Hem ilaç hem de kozmetik
özelliği taşıyan ürünlerde içerik düzenlemeleri, aktif içeriklerden
kozmetik içeriklere doğru yapılmalıdır. Ayrıca ürün içinde bulunan
maddeler yoğunluklarına göre çoktan aza doğru listelenmelidir.
Hem kozmetik hem de ilaç olarak
nitelendirilen ürünler şunlar; kepek şampuanları, floridli diş
macunları, antiperspirantlar, güneşten koruyucular,
bronzlaştırıcı içeren fondötenler’dir. Hem kozmetik hem de ilaç
olarak düzenlenen ürünlerin pazara çıkarılmadan önce tedavi edici
özelliği bilimsel olarak kanıtlanmalıdır. Eğer kanıtlanmamışsa FDA
bu ürünleri hatalı etiketlenmiş ürünler olarak nitelendirir ve
gerekli düzenlemeleri yapar.
OKUMAK İNANMAKTIR
Bir kozmetik ürünün
üzerindeki içerik listesi, tüketicinin nasıl bir ürün aldığı
konusunda yardımcı olan tek faktördür. Tüketiciler listeyi kontrol
ederek kendileri için zararlı olduğunu düşündükleri maddeleri ayırt
edebilirler. Bir güzellik danışmanı olan Paula Begoun’a göre ; en
iyi arkadaş içerik etiketidir ve ürün içeriklerini okumak cildimizi
zararlı maddelerden korumak için önemli bir aşamadır.
İçerik listesi kozmetik ürünün
üzerinde bulundurulmalıdır. Ancak bu etiket üzerindekileri
anlayabilmek zor bir iştir. Baile’ye göre bir çoğumuz listelenmiş
olan içeriklerin isimlerine aşina değiliz çünkü kimyasal olarak çok
fazla madde bulunmaktadır. Ancak bu konuda yapılabilecek bir şey
yoktur. Ama yine de tüketiciler kozmetik içerikler ile ilgili bir
takım temel bilgileri bazı referanslara başvurarak elde edebilirler.
Örneğin: Birçok kütüphanede mevcut olan Uluslararası Kozmetik İçerik
Sözlüğü ve El Kitabı Cosmetic , Toiletry ve Fragrance Association
tarafından yayımlanmıştır. FDA bu kurumu güvenilir bulmaktadır.
Kozmetik içerik deklarasyonu evde
kullanım amaçlı parekende satış ürünlerine mahsustur. Güzellik
uzmanları tarafından salonlarda kullanılan ürünler için içerik
deklarasyonu gerekli değildir. Ama yine de bu ürünlerde distribütör
belirtilmeli ve içerik miktarı listelenmeli ve gerekli ‘ uyarı ‘
bildirimleri yapılmalıdır.
KOZMETİKLER TAHRİŞ EDİCİ OLABİLİR
Genellikle
kozmetiklerin hemen hepsi belirli kişilerde alerjik reaksiyonlara
sebep olabilir. Reaksiyonun ilk belirtisi genelde aşırı kırmızılık
ve tahriş niteliğinde görülür. İçeriklerin listesinde alerjik
reaksiyonlara sebebiyet vermez diye bir garanti bulundurulamaz. Bu
sebeple alerjik durumlara hassas ciltleri olan tüketiciler cilt
bakım ürünleri kullanırken çok dikkatli davranmalıdırlar. 1994
yılında FDA ‘nın yaptığı araştırmada yaklaşık olarak tüketicilerin
1/4'i bazı nemlendirici, fondöten ve far‘lardan ötürü alerjik
durumlarla karşılaştıklarını belirttiler.
Beguon’a göre; birçok karışım ve
formül türlerinde sınırsız kombinasyonlar bulunduğu için herhangi
bir cildin bir kozmetiğe nasıl tepki vereceğini bilmek hemen hemen
imkansızdır. Eğer satın aldığınız bir ürünü belli bir takım
sebeplerden ötürü kullanmayı bıraktıysanız, o ürünü aldığınız yere
geri götürün ki ilgili şirket üründeki formüllerle ilgili gerekli
bilgiyi edinebilsin.
ÜRÜNLERİ ANLAYABİLME
Tüketicilerin bilmesi
gereken bazı temel kavramlar şunlardır :
a) Naturel ( doğal ) : ‘ Naturel ‘ kavramı direkt olarak bitki veya
hayvan ürünlerinden çıkarılan içeriklerle ilgilidir. Sentetik olarak
üretilmediği anlamını taşır. Doğal içerikli ürünlerin cilde iyi
geldiği konusunda kesin bir bilimsel kanı yoktur.
b) Hipoallerjenik : Bu türdeki ürünler alerjik reaksiyonlara daha az
sebebiyet verir. Ancak bu iddiayı kanıtlayan yazılı bilimsel
çalışmalar bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra “ dermatolojik test
edilmiş “ , “hassasiyeti test edilmiş “, “alerjik test edilmiş “
veya “tahriş etmez “ gibi kavramlar, herhangi bir cilt reaksiyonuna
sebep vermez diye bir garanti taşımaz.
c) Alkolsüz : Genel olarak şu anlama gelmektedir ki bazı belirli
kozmetik ürünleri etil alkol içermez. Ayrıca
kozmetik ürünler bazı farklı alkoller de içermektedirler. Örn ; cetyl , stearyl , cetearyl
, lanolin gibi.
d) Kokusuz : Bu şekilde etiketlenmiş ürünlerde kesin bir koku
bulunmamaktadır. Koku içerikleri kokusuz kozmetik ürünlerine
katılabilir. Bundaki amaç kullanılan hammaddelerin yarattığı kötü ,
istenmeyen kokuları etkisiz hale getirmektir. Bu koku içerikleri,
oldukça az miktarda kullanılmalıdır.
e) Nonkomodojenik ( Komodojenik olmayan ) : Bu tür ürünler
akne oluşumuna sebebiyet veren gözenek tıkayıcı maddeler içermez.
f) Raf süresi : Raf süresi bir kozmetik ürününün normal koşullarda
depolanma ve kullanılma süresidir. Bu kullanılma süresi ürünün
komposizyonuna , paketlenmesine ve korunmasına bağlıdır. Eğer bu
ürün uygun bir biçimde stoklanmamışsa , ürünün kullanım süresi
normalden daha az olur.
g) Cruelty Free : Bu ürünler hayvanlar üzerinde test
edilmemiştir. Kozmetiklerde kullanılan birçok içerik bir şekilde
hayvanlar üzerinde test edilmiştir ve bazı tüketiciler “ herhangi
bir hayvan testine tabii tutulmamıştır” yazısını görmek
istemektedir.
Müşteriler bu belirli kavramları bilerek, ürünler hakkında
kendileri karar verip kendileri için en uygun olanı seçebilirler.
GÜVENLİ ŞEKİLDE GÜZELLİK
Makyaj süresince nadir
olarak olsa da bir takım ciddi yaralar oluşabilir. Ürünlerin yanlış
kullanılmasının verdiği zararları önlemek için bazı önlemler
alınmalıdır.
• Makyaj ürünleri sert, zarar verici şekilde sürülmemelidir. Göz
çevresini aşırı derecede çekerek yapılan bir uygulama, bakteri
oluşumuna sebebiyet verebilir ve körlük gibi ciddi rahatsızlıklar
yaratabilir.
• Makyaj ürünleri kullanırken yeni ve farklı aplikatörler
kullanılmalıdır. Cildinize uygulanacak olan ürünler için
kullanılacak aletler önceden alkolle temizlenmelidir.
• Bir ürünün orjinal kıvama gelmesi için asla bir sıvı
katılmamalıdır. Sıvı katılması durumunda bakteri oluşumu
kaçınılmazdır.
• Alerjik bir reaksiyona sebebiyet veren ürünü kullanmayı hemen
bırakmalısınız.
• Eğer bir ürünün rengi değişiyorsa veya kokusu yoğunlaşıyorsa bu
ürünü kullanmayı bırakınız, çünkü koruma faktörleri zamanla azalır ve
bakterilerle mücadele edemez duruma gelir.
• Eğer herhangi bir enfeksiyon durumu söz konusu ise göz makyaj
ürünlerini kullanmamalısınız.
• Makyaj ürünlerinizi güneş ışığından uzak tutmalısınız çünkü ışık
ve sıcaklık ürün içindeki koruma faktörünü azaltır.
• Makyaj ürünlerinin ağzı sıkıca kapatılmalıdır.
• Aereosol güzellik ürünleri herhangi bir ısı materyalinin
veya sigaranın yanında kullanılmamalıdır çünkü bu ürünler
yanıcıdır. Ayrıca saç spreyleri ve pudralar sürekli olarak nefesle
içe çekilirse akciğer kanseri oluşumuna sebebiyet verebilir.
TÜKETİCİLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Güvenliği açısından
bir çok sorular sorulmasına rağmen, alfa hidroksi asitler ve
Beta hidroksi asitler son zamanlarda geniş olarak
kullanılmaktadır.Alfa hidroksi asitler meyva ve süt şekerlerinden oluşmaktadır. Bu
içerikler tüketicinin dikkatini çekmektedir çünkü Alfa hidroksi
asitler kırışıklık,
yaşlılık lekeleri ve güneşin ciltte oluşturduğu zararlı etkileri giderici
niteliktedir.
FDA, tüketicilere Alfa hidroksi asit ve Beta hidroksi asit içeren ürünler ile ilgili bir takım önlemler
sunmaktadır: a) Alfa hidroksi asit/Beta hidroksi asit içeren ürünleri önce cildinizin küçük bir
bölümüne uygulayınız ve duruma göre bütün cildinize uygulayıp
uygulamamaya karar veriniz. b) Mümkünse güneşten kaçının. c) Alfa
hidroksi asit ürünü kullanırken etkili bir güneş perdeleyici kullanılmalıdır. d)
Etiketin üzerindekiler takip edilmelidir. e) Önerilen uygulamanın
ötesine geçmeyiniz.f) Çocukların üzerinde kullanılmamalıdır.
YASAKLANAN İÇERİKLER
* Bithional *
civa
bileşimleri * vinly chloricle * halojenli salisinidler *
aerosol kozmetiklerdeki zirkonyum kompleksleri * kloroform *
methylene klorid * kloroflorokarbon propellant * hekzaklorofen *
tırnak ürünlerindeki methyl methacrylate monomer.
1-FDA:Amerikan Gıda, İlaç ve Kozmetik Kurumu
* FDA Tüketici Bülteninin Ağustos 2000
Revizyonundan çevirilmiştir. ** Gazi Üniversitesi
Mesleki Eğt. Fakültesi Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi A.B.D. |