|
OKUMA YAZMA ÖĞRENMEKTE OLAN BİR GRUP BAYANDA
BİLİNÇLENDİRMENİN AĞIZ BAKIMINA ETKİLERİ
DOÇ. DR.GÜLDEN ERES (Ankara Üniversitesi
Periodontoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)
Diş kayıplarının en önemli nedenlerinden biri diş
çürükleri diğeri de dişeti hastalıkları olmasına rağmen halkımız
arasında genellikle diş çürükleri tek neden olarak bilinmektedir.
Diş çürükleri dişlerde karaltı şeklinde farkedilebilinir veya ağrı
oluşturabilir böylelikle hastalar dişhekimlerine başvururlar ve
gereken tedavileri (dolgu, kanal tedavisi veya çekim) yaptırırlar.
Dişeti sağlığı konusunda bilincin olmaması, dişetinin sağlıklı ve
hastalıklı görünümü arasındaki fark konusunda yeterli bilgilerinin
olmaması nedeniyle, dişeti hastalıkları hasta tarafından kolay kolay
farkedilemez. Düzenli olarak hekim kontrolüne gidilmediği takdirde
dişeti hastalığı çok ileri safhada dişler sallanmaya başladığında
farkedilir ve tedavisi olanaksız hale geldiği için dişler çekilir.
Hastalar bu durumu anlatırken "dişimde hiç çürük yoktu, sadece
sallanıyordu sağlam dişimi çektiler" sözünü sık kullanır. Aslında
dişin kendisi değil fakat onu ağızda tutmaya yarayan ve çiğneme
fonksiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olan, diş kökünü
çepeçevre saran destek dokular hastalanmıştır. Bu nedenle dişler
sallanmaya ve dökülmeye başlar veya hekim tarafından farkedilirse
çekimi gerektiği için çekilir.
Diş çürüklerinin de dişeti hastalıklarının da tek
bir nedeni vardır o da dişler üzerinde sürekli çoğalan mikropları
içeren beyaz renkli yumuşak birikintilerdir. Çürükler de, dişeti
hastalıkları da bu birikintilerin düzenli aralıklarla ve etkili bir
biçimde dişfırçasıyla temizlenmesiyle engellenebilecek
hastalıklardır.
Bireylerin ağız ve diş sağlığı konusunda
bilinçlenmesi ve doğru bilgiler edinmesinde sosyoekonomik
seviyelerin ve eğitim düzeylerinin önemli etkenler olduğu bilinir.
Eğitim düzeyleri iyi olan bireylerde dişhekimine gitme alışkanlığı
daha fazla iken eğitim düzeyleri daha düşük olanlarda bu alışkanlık
hemen hemen yoktur üstelik dişhekimi korkusu da yaygındır. Bu
noktadan hareket ederek Sincan 'da bir ilköğretim okulunda okuma
yazma öğrenmekte olan yaşları 38 ile 55 arasında değişen bir grup ev
hanımında ve aynı yaşlarda, eğitim düzeyleri yüksek olan bir başka
grup hanımda ağız sağlığı konusunda bilinçlendirmenin ağız bakımına
olan etkileri araştırıldı. Yapılan anket ve ağız muayeneleri
sonucunda okuma yazma öğrenmekte olan bireylerin gerek ekonomik
güçlükler gerekse korku nedeniyle dişhekimine sadece zorunlu
oldukları vakit gittikleri ve dişeti hastalığı konusunda bilgileri
olmadığı ayrıca düzenli diş fırçalamadıkları ve eksik diş
sayılarının fazla olduğu öğrenildi.
Eğitim düzeyleri yüksek olan grupta dolgulu diş
sayusunun yüksek, eksik diş sayularının nisbeten daha az olduğu
fakat diş fırçalama alışkanlıklarının yetersiz olduğu görüldü. Her
iki gruba da dişeti hastalığının belirtileri, nedenleri, sonuçları
ve önlenmesi için düzenli ve etkili diş fırçalamanın esas olduğu
anlatıldı. Birebir ağız bakımı eğitimi kendi fırçalarıyla, ayna
karşısında uygulamalı olarak verildi. Bilgilenmeleri için broşürler
daığıtıldı. Bir hafta sonra önceden haber verilmeden gidilip yeniden
ağız muayeneleri yapıldı ve elde edilen bulgulardan her iki grubun
da benzer şekilde motive oldukları ve ağız bakımlarını düzenli bir
şekilde sürdürdükleri görüldü. Sonuç olarak okuma yazma öğrenmekte
olan grubun bilinçlendiği takdirde en az eğitim düzeyleri iyi olan
grup kadar başarılı ve hatta daha istekli ağız bakımı yaptıkları
görüldü.
Toplumda ağız ve diş sağlığının iyi olabilmesi için
ağız sağlığı ve bakımı konusunda bilinçlendirme çok küçük yaşlarda
okullarda başlamaludur. Fakat okula gitme imkanu olmamış kadınların
sonradan bu fırsatı yakaladıklarında öğrenmek ve kendilerini
kanıtlamak için çok istekli ve gayretli olacakları muhakkaktır. Bu
kişilerin de yaşadıkları çevrede söz sahibi oldukları, orta yaşta
okuma yazma öğrenerek kazandıkları başarıyla benzerleri arasında
örnek olarak görüldükleri ve bilinçlendirildikleri vakit
çevrelerine, ailelerine de bunu aktarabilecekleri ve toplumu ağız
bakımı konusunda eğitebilecek neferleri oluşturabilecekleri gözardı
edilemez. Bu nedenle toplum, ağız ve diş sağlığı konusunda
eğitilirken her ne kadar da çocuklar ve gençler en önemli grupları
oluşturuyorsa da bu kesimin de ihmal edilmemesi
gerekir. |