Online
KOZMETOLOJi DERGiSi

Sayı: 1, Cilt 1, Yıl: 2002


OKUMA YAZMA ÖĞRENMEKTE OLAN BİR GRUP BAYANDA BİLİNÇLENDİRMENİN AĞIZ BAKIMINA ETKİLERİ

DOÇ. DR.GÜLDEN ERES
(Ankara Üniversitesi Periodontoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

Diş kayıplarının en önemli nedenlerinden biri diş çürükleri diğeri de dişeti hastalıkları olmasına rağmen halkımız arasında genellikle diş çürükleri tek neden olarak bilinmektedir. Diş çürükleri dişlerde karaltı şeklinde farkedilebilinir veya ağrı oluşturabilir böylelikle hastalar dişhekimlerine başvururlar ve gereken tedavileri (dolgu, kanal tedavisi veya çekim) yaptırırlar. Dişeti sağlığı konusunda bilincin olmaması, dişetinin sağlıklı ve hastalıklı görünümü arasındaki fark konusunda yeterli bilgilerinin olmaması nedeniyle, dişeti hastalıkları hasta tarafından kolay kolay farkedilemez. Düzenli olarak hekim kontrolüne gidilmediği takdirde dişeti hastalığı çok ileri safhada dişler sallanmaya başladığında farkedilir ve tedavisi olanaksız hale geldiği için dişler çekilir. Hastalar bu durumu anlatırken "dişimde hiç çürük yoktu, sadece sallanıyordu sağlam dişimi çektiler" sözünü sık kullanır. Aslında dişin kendisi değil fakat onu ağızda tutmaya yarayan ve çiğneme fonksiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olan, diş kökünü çepeçevre saran destek dokular hastalanmıştır. Bu nedenle dişler sallanmaya ve dökülmeye başlar veya hekim tarafından farkedilirse çekimi gerektiği için çekilir.

Diş çürüklerinin de dişeti hastalıklarının da tek bir nedeni vardır o da dişler üzerinde sürekli çoğalan mikropları içeren beyaz renkli yumuşak birikintilerdir. Çürükler de, dişeti hastalıkları da bu birikintilerin düzenli aralıklarla ve etkili bir biçimde dişfırçasıyla temizlenmesiyle engellenebilecek hastalıklardır.

Bireylerin ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlenmesi ve doğru bilgiler edinmesinde sosyoekonomik seviyelerin ve eğitim düzeylerinin önemli etkenler olduğu bilinir. Eğitim düzeyleri iyi olan bireylerde dişhekimine gitme alışkanlığı daha fazla iken eğitim düzeyleri daha düşük olanlarda bu alışkanlık hemen hemen yoktur üstelik dişhekimi korkusu da yaygındır. Bu noktadan hareket ederek Sincan 'da bir ilköğretim okulunda okuma yazma öğrenmekte olan yaşları 38 ile 55 arasında değişen bir grup ev hanımında ve aynı yaşlarda, eğitim düzeyleri yüksek olan bir başka grup hanımda ağız sağlığı konusunda bilinçlendirmenin ağız bakımına olan etkileri araştırıldı. Yapılan anket ve ağız muayeneleri sonucunda okuma yazma öğrenmekte olan bireylerin gerek ekonomik güçlükler gerekse korku nedeniyle dişhekimine sadece zorunlu oldukları vakit gittikleri ve dişeti hastalığı konusunda bilgileri olmadığı ayrıca düzenli diş fırçalamadıkları ve eksik diş sayılarının fazla olduğu öğrenildi.

Eğitim düzeyleri yüksek olan grupta dolgulu diş sayusunun yüksek, eksik diş sayularının nisbeten daha az olduğu fakat diş fırçalama alışkanlıklarının yetersiz olduğu görüldü. Her iki gruba da dişeti hastalığının belirtileri, nedenleri, sonuçları ve önlenmesi için düzenli ve etkili diş fırçalamanın esas olduğu anlatıldı. Birebir ağız bakımı eğitimi kendi fırçalarıyla, ayna karşısında uygulamalı olarak verildi. Bilgilenmeleri için broşürler daığıtıldı. Bir hafta sonra önceden haber verilmeden gidilip yeniden ağız muayeneleri yapıldı ve elde edilen bulgulardan her iki grubun da benzer şekilde motive oldukları ve ağız bakımlarını düzenli bir şekilde sürdürdükleri görüldü. Sonuç olarak okuma yazma öğrenmekte olan grubun bilinçlendiği takdirde en az eğitim düzeyleri iyi olan grup kadar başarılı ve hatta daha istekli ağız bakımı yaptıkları görüldü.

Toplumda ağız ve diş sağlığının iyi olabilmesi için ağız sağlığı ve bakımı konusunda bilinçlendirme çok küçük yaşlarda okullarda başlamaludur. Fakat okula gitme imkanu olmamış kadınların sonradan bu fırsatı yakaladıklarında öğrenmek ve kendilerini kanıtlamak için çok istekli ve gayretli olacakları muhakkaktır. Bu kişilerin de yaşadıkları çevrede söz sahibi oldukları, orta yaşta okuma yazma öğrenerek kazandıkları başarıyla benzerleri arasında örnek olarak görüldükleri ve bilinçlendirildikleri vakit çevrelerine, ailelerine de bunu aktarabilecekleri ve toplumu ağız bakımı konusunda eğitebilecek neferleri oluşturabilecekleri gözardı edilemez. Bu nedenle toplum, ağız ve diş sağlığı konusunda eğitilirken her ne kadar da çocuklar ve gençler en önemli grupları oluşturuyorsa da bu kesimin de ihmal edilmemesi gerekir.

Ana Sayfa