Online
KOZMETOLOJi DERGiSi

Sayı: 1, Cilt : 6, Yıl: 2007


Özel Öğretim Kurumlarının

 Güncel Sorunları
 


Nevin POLAT

Güzellik Uzmanı

Özel Nevin Polat Kozmetik ve Estetik Uzmanlık Kursu
Atatürk Cad. Ahmet Şimşek Çarşısı Kat:1 Daire: 2/3 MERSİN



I. Ulusal Kozmetoloji Eğitimi Kongresi / 15 – 17 Eylül 2006
Gazi Üniversitesi - ANKARA


 

Özet

Bu yazıda, Özel Öğretim Kurumları’nın yaşadığı güncel sorunlar ele alınmaktadır. Özel Öğretim Kurumları’nın işleyişine de değinilen yazı da, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında yaşanan çelişki, yasalardan kaynaklanan olumsuz durumlar, Özel Öğretim Kurumları’nın karşılaştığı güçlükler ve tüm bu olumsuz koşulların çözümü için sunulan öneriler yer almaktadır.

Abstract

Anahtar Kelimeler

Özel Öğretim Kurumları, Güzellik Kursu, Milli Eğitim Bakanlığı

Key Words

Özel Öğretim Kurumlarının Güncel Sorunları
 

Özel Öğretim Kurumlarına bağlı bir eğitim kurumu olarak, eğitime yapılan her yatırımın kutsallığına inanıyor ve faaliyetlerimizi toplumsal sorumluluk bilinci ile gerçekleştirmeye çalışıyoruz. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2. maddesi 3. bendi, aynı zamanda kurumumuzun hedefini de belirlemektedir.

Amacımız; bireye, cilt bakımı ve güzellik meslek alanında sağlam ve köklü bir eğitim vererek iş hayatında geçerliliği olan bir işe yerleşmesini, istihdam edilmesini sağlamak ve bu işte ilerleyebilmesi içinde gerekli olan temel davranışları kazandırmaktır. Bu amaçla hareket eden tüm Özel Öğretim Kurumlarının temel ilkesi; merak eden, sorgulayan, tartışan, yaşam düzeylerini yükseltme azmi taşıyan, bilim ve teknoloji ile barışık birey yetiştirmektir.

3 Temmuz 2002 tarihli Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği’nin 4.maddesi, Özel Öğretim Kurumları’na bağlı Güzellik Uzmanlık Kursu olarak statümüzü net olarak belirlemiştir. Mesleki ve Teknik Eğitim Okul ve Kurumları: Mesleki ve teknik eğitim alanında diplomaya götüren ortaöğretim kurumları ile belge ve sertifika programlarının uygulandığı her tür ve derecedeki örgün ve yaygın mesleki ve teknik eğitim-öğretim kurumlarını tanımlar.

Yaygın eğitimin önemi 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 40.maddesi 7.ve 8. bentlerinde net bir şekilde açıklanmıştır.Amaç; istihdam politikasına uygun mesleklerde vasıflı eleman yetiştirmektir.

Aynı kanunun 9.maddesi eğitimde süreklilik kavramını, 13.Maddesi Eğitimde Bilimsellik gerçeğini 3.Temmuz.2002 tarihli Mesleki Eğitim Yönetmeliği’nin 4. maddesi de yaşam boyu öğrenim konusunu vurgulamaktadır.

23.Temmuz.2000 tarihinde Mesleki Eğitim Kapsamına alınan Cilt Bakımı ve Güzellik meslek dalı eğitim ve öğretimi, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ;

a- Diplomaya götüren örgün eğitim ağırlıklı Kız Teknik Öğretim Okullarında,
b- Örgün ve yaygın eğitim veren Çıraklık ve Yaygın Eğitim Kurumlarına bağlı Mesleki Eğitim Merkezlerinde,
c- Yaygın Eğitim Kurumlarında öğretilmektedir.

Eğiticilerin Statüleri

Bu kurumlardaki eğiticilerin statüleri oldukça farklıdır.1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 47. maddesi uzman ve usta öğreticilerin hukuki durumunu düzenlemektedir. Bu maddedeki özellikle usta öğreticilere ilişkin düzenlemeler, çelişkilerle doludur. Açmak gerekirse, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun Geçici 1.inci ve 2.inci maddelerinin uygulanmasına ilişkin yönerge’nin 14.maddesi Geçici madde 1 veya 2 ye göre başvuruda bulunanlardan 1996–1997 öğretim yılında veya daha önceki yıllarda mezun olanların en az ilkokul diploması sunması yeterli görülmektedir. Cilt Bakımı ve Güzellik meslek alanında verilen ders programlarını, ilkokul mezunu ve muhtemelen kendini dil seviyesi bakımından yetiştirmemiş olacağı varsayılan bireyler tarafından yeterince anlaşılamayacağı kanaatindeyim. Ayrıca ilkokul diplomasını sunarak, başvurusu kabul edilen adaylar, kalfalık, ustalık aşamalarından sonra usta öğretici sınavlarına da girerek meslek alanlarında eğitici usta öğretici konumuna geleceklerdir.

Bu statüyü kazanan ilkokul mezunlarının, gerektiğinde uzman öğretmenin yeterli sayıda bulunmadığı örgün eğitim veren okullarda, mesleki eğitim merkezlerinde, halk eğitim merkezlerinde, hatta meslek yüksek okullarında eğitici sıfatı ile çalışmaları ne derece mantıklı ve doğrudur?

Aynı koşullar, Özel Öğretim Kurumlarına bağlı bazı kurslarda da halen devam etmekte, ilkokul mezunları kursiyer olabilmektedir. Aynı meslek grupları arasındaki bariz farklılıklar mesleki statümüzü de aşağıya çekmektedir Bu konuda eğitimcilerin, eğitim durumlarının tartışılması gerektiğini düşünüyorum.

Mesleki Erozyon

3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun ilgili maddelerini suistimal eden gerek başvuruda bulunan adaylar gerekse de ilgili kurumlar, Cilt Bakımı ve Güzellik meslek alanına ciddi zararlar vermişlerdir. Bütün bunların sonucunda gerekli ve yeterli eğitimi-öğretimi almadan, tecrübeyi kazanmadan ekipman başına oturan belge sahiplerinin, vatandaşlarda oluşturduğu komplikasyonlar, Dermatologların ve Estetik Cerrahların meslek alanımıza saldırmalarına ve Danıştay’da davalar açmalarına sebep olmuştur. M.E.B ve YÖK’e bağlı okullarda, yüksekokullarda, üniversitede okutulan dersler yadsınarak ,güzellik uzmanlarının faaliyet alanları gasp edilmeye çalışılmıştır.Şahsi başvurumla TESK (Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu) Danıştay’da açılan davalara müdahil olmuştur.

Güzellik Sektörü

Cilt Bakımı ve Güzellik meslek alanı tüm dünyada olduğu gibi bizde de güzellik sektörüne hizmet sunmaktadır. Sunulan hizmette, mesleki ekipmanlar ve kozmetikler bu mesleğin olmazsa olmazlarıdır. Dolayısıyla bu meslek alanı, güzellik sektörünün cihaz ve kozmetik pazarını tetikleyen ana unsurdur. Menfaatlerin ortak olduğu bu pazarda, suiistimallerin varlığı kaçınılmazdır. Kozmetik-Medikal Cihaz satan firmalar, bünyelerinde özel kursları da barındırmaktadır. Eğitimin kutsallığına gölge düşüren bu durumun giderilmesi gerektiği kanaatindeyim.

242. Maddeden Kaynaklanan Mağduriyetlerimiz

3.Temmuz.2002 tarihli Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği’nin 242.maddesi: ‘Çıraklık eğitimi dışında alınan belgelerin değerlendirilmesi’ kriterlerini açıklar.

Henüz Talim ve Terbiye Kurulu’nun onayladığı 1024 saatlik bir kurs programı olmasa da; 1024 saat ve üzeri kurs programı alanların, kalfalık sürecinin indiriminden yararlanması için en iyi şartlarda yüksek okul mezunu bir aday için 6 aylık bir çalışma hayatı istemektedir. Lise mezunlarına telafi programı ile meslek lisesi diploması veren bir olgunun içinde 1024 saatlik özel bir kurs programı sunmak ne derece mantıklı ve gerçekçidir?

Özel kurs sahiplerini zora sokan 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu, bazı kursları, kursiyer bulabilme sevdası adına illegal davranışlara sevk etmektedir. Bu konuda Adana Mesleki Eğitim Merkezi, ilgili kurum hakkında, konu ile ilgili dava açmıştır.

Önerilerimiz

M.E.B bünyesinde faaliyet gösteren Özel Öğretim Kurumları’na bağlı birçok Güzellik Kursu; Cilt Bakımı ve Güzellik meslek dalının 23. Temmuz 2000 tarihinde 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun kapsamına alınmasından sonra, ilgili kanunun zorlayıcı hükümlerinden dolayı kapanmıştır. 5.seneyi geride bıraktığım kurs direktörlüğümde, bireylerin esas istediklerinin, en kısa yoldan kurs bitirme belgesini elde etmek olduğunu gördüm. Kursiyer cephesinden olaya baktığımızda Halk Eğitim Merkezlerinde çok daha ucuza elde edilebilecek bir kurs bitirme belgesi varken neden bizler tercih edilebilirdik ki?

Gerek 25 senelik meslek hayatımda, gerekse de kurs direktörlüğümde gördüğüm oldukça net bir durum mevcut… Müşteri açısından da kursiyer açısından da, mesleğimiz ne yazık ki kolaylıkla yapılabilir, basit, hafife alınan bir meslektir. 25. senemde dahi hala kendimi yeterli göremediğim bu meslekle ilgili ön yargıyı yadsımak mümkün değildir. Mesleğe bu şekilde yaklaşan bir kursiyer ne derece sağlıklı eğitim almak isteyebilir?
Danıştay’da Açılan Davalar

Zaten bu önyargı değil midir ki mesleğimiz, Dermatologların ve Estetik Cerrahların saldırısına uğramaktadır? Türk Dermatoloji Derneği ve Türk Plastik Rekontrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği’nin Danıştay’da açtıkları davalarla mesleki ders müfredatlarımız törpülenmeye çalışılmaktadır. M.E.B VE YÖK’e bağlı okul, yüksekokul ve üniversitede öğretilmekte olan Alfa Hidroksi Asitler (AHA), Danıştay’ın aldığı yürütmeyi durdurma kararından sonra güzellik salonlarında uygulanamamaktadır.

Tüm bu çelişkilerden sonra bir eğitim kurumu direktörü ve Mersin Güzellik Uzmanları Derneği Başkanı olarak, ders müfredatlarının tehdit altında olduğunu, sektör faaliyetlerimizin kısıtlandığını, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun verdiği hak ve yetkilerin gasp edilmeye çalışıldığını ifade etmek isterim.

3308 ‘in Geçici 1. ve 2. Maddelerinin Mesleğe Verdiği Zararlar

Her şeyden önce mesleki etiğe, disipline ve kaliteye önem veren bir güzellik uzmanı olarak mesleğimizi bu aşamaya getiren esas etkenin, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun geçici1.inci ve 2.inci maddeleri olduğunu düşünmekteyim. Mesleki örgün eğitimi almayanları; Cilt Bakımı ve Güzellik meslek alanı ile ilgili eğitimin 2 katı çalışmayla yani 6 senelik çalışma hayatını belgeledikten sonra kalfalık sınavlarına kabul eden bir olgunun yanında, mesleğin kapsama alındığı tarihten önce ( 23 Temmuz 2000 ) bir günlük çalışmayla dahi kalfalık sınavlarına kabul eden bir sistem, meslekte nasıl kaliteyi yakalayabilir?
Kanuni Haklarımız

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı faaliyet gösteren özel kurslar olarak; zaman zaman kendimizi üvey evlat olarak algılanmamıza sebep olan yalnızlığımızı yaşasak da bizleri kursiyer bulmakta sıkıntıya sokan 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun, 4702 sayılı Kanunu’n, 3.Temmuz.2002 tarihli Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği’nin ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun ilgili maddelerine göz attığımızda, özel sektörü dışlamayan, gerektiğinde koordineli çalışmayı öngören açıklamaların olduğunu görüyoruz.

Gerçekten Hayal mi?

Özellikle 3 Temmuz 2002 tarihli Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliğinin 70. maddesi ‘özel ve kamu kuruluşlarından gelecek toplu kurs isteklerinin kurum müdürlüğünce değerlendirilir’ cümlesinde konunun tamamen sübjektif içerik taşıdığı görülmektedir. Girişimcilik ruhuyla eğitim gibi kutsal bir göreve talip olmuş özel kursların, mesleki kurs taleplerinin, Türkiye genelinde bu güne kadar hiçbir kurum müdürlüğünce kabul edildiğini varsaymak bile bir ütopyadır. Kendi bünyelerindeki öğretmenlere ödeyecekleri ders saat ücretlerini, kurum dışındaki özel sektöre ait bir kuruma verebileceklerini düşünmek kanaatimce hayalden ibarettir.

Taleplerimiz

İlgili kanun ve yönetmelikler, bizlere yani özel kurslara böylesi bir şans tanımaktadır. Bütün bunlardan yola çıkarak gerek yetiştirme kurslarının gerekse de ustalık eğitimi kurslarının Özel Öğretim Kurumları bünyesinde de verilebilmesi en büyük dileğimizdir. Bu konudaki haklarımızı, bağlı olduğumuz Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün koruyacağını ve kursiyer sıkıntısı yaşayan kurslarımızın kapanma tehlikesini bertaraf edeceğini düşünüyorum.

Ders Müfredatlarının Hazırlanması

Mili Eğitim Bakanlığı’nın, bakanlık birimleri arasında yer alan Kız Teknik Öğretim Okulları Genel Müdürlüğü’ne ve Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü’ne bağlı okul ve kurumların ders programları, tamamen ilgili genel müdürlük tarafından hazırlanmakta ve Talim ve Terbiye Kurulu’nun onayından sonra yurt çapında, bütün okul ve kurumlarda okutulmaktadır. Her ne kadar Kız Teknik Öğretim Okulları’nın Cilt Bakımı ve Güzellik meslek alanında ders müfredatları birebir örtüşmese de benzerlik arz etmektedir.

Avrupa Birliği Kriterleri

Burada açıklamaya çalıştığım konu, ilgili müdürlüklerin kendilerine bağlı okul ve kurumlara verdiği destek ve programlarının hazırlanmasında gösterdiği çabadır. Kanaatimce, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ‘ne bağlı özel mesleki kurslar olarak bu konuda yalnızlık çekmekteyiz. Avrupa Birliği’ne girmek için olağanüstü çaba sarf eden devlet organlarının, idari makamların ve dolayısıyla Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün, kurslarımızın ders programlarının hazırlanmasında, Avrupa Birliği kriterlerini temel alarak bizlere sahip çıkmasını, birlik ruhuyla, ortak ders müfredatlarıyla hareket etmemizi sağlayıcı tedbirler alması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda, ilgili Bakanlık birimine bağlı özel meslek kurslarının da, ortak bir çaba göstermesi gerektiği kanaatindeyim

Kurslarda Yaptığımız Sınavlar

Bu noktada açıklamaktan hicap duyduğum ayrı bir gerçek var. M.E.B Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’ne bağlı bir eğitim kurumu olarak ,kurs bitiminde yaptığımız sınavlarda yaşadığımız durumdur. Kurs bitiminde hazırlanan sınav soruları, sınavı yapan özel kurum tarafından hazırlanmakta ve sınavlara gözetmen olarak katılan görevli öğretmenler, katıldıkları teorik ve uygulamalı sınavların, derslerine ve uygulama tekniklerine yabancıdırlar. Kanaatimce sonsuz suiistimaller sunan bu durum ciddiyetten de uzaktır. Kurs bitiminde verdiğimiz kurs bitirme belgeleri ile mesleki sektöre adım atacak olan kursiyerlerin bu şartlarda eğitim kalitesini ve mesleki çıtasını ne derece yükseltebiliriz?

Neden Olmasın?

M.E.B Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’ne bağlı mesleki kursların çalışma kriterlerinin, TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı) sınavlarına girecek doktorların aldıkları TUS Kursları gibi düzenlenmesini talep ediyorum. Kanaatimce mesleki çıtayı da yükseltecek olan bu uygulama sayesinde, kimliğimiz ve duruşumuzda netlik kazanacaktır. Mesleğimizin çok kolay ulaşılabilir bir meslek olmadığı gerçeği ile bu öneriyi yapıyorum. Bu sayede yapılan kalfalık-ustalık sınavlarının da kalitesi artacaktır.

Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında Yaşanan Çelişki

Bilindiği gibi Cilt Bakımı ve Güzellik meslek alanının faaliyet gösterdiği güzellik salonları, Sağlık Bakanlığı’nın 12.Mayıs.2003 tarihli Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğine göre ruhsat almak zorundadır. Mesleki sektörde, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yaşanan bir çelişki mevcuttur. 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 12. ve 13. maddeleri, 4702 sayılı Kanunu’nun 10. maddesi, 3 Temmuz 2002 tarihli Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği’nin 26.74.182.199.200. maddeleri Cilt Bakımı ve Güzellik meslek alanında çırak olarak çalışacak öğrencilere, pratik eğitimlerini işyerlerinde yani güzellik salonlarında yapmalarını öngörmektedir. Fakat 12 Mayıs 2003 tarihli Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik, güzellik salonlarında kalfa veya ustanın dışında görevli personel çalışmasını yasaklamıştır. Bu şartlarda, çırak öğrenci nasıl eğitim alacak, nasıl çalışma hayatını öğrenecektir? Çelişkinin özü buradadır.

Sağlık Kuruluşu Sıfatı

Ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın ilgili yönetmeliği gereğince ‘Sağlık Kuruluşu’ sıfatını alan güzellik salonlarının hangi gerekçe ile sağlık kuruluşu olarak tanımlandığı da ayrı bir çelişkidir. Cilt Bakımı ve Güzellik meslek alanının eğitiminin verildiği, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarında ve Yüksek Öğretim Kurumu’na bağlı meslek yüksekokulları ve Gazi Üniversitesi Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Ana Bilim Dalında, herhangi bir sağlık birimi bulundurulmamaktadır.

Ayrıca Ayakta Teşhis ve Tedavi Kuruluşları Yönetmeliği, sağlık kuruluşu tanımı yaparken, kuruluşun hekim sorumluluğunda faaliyet göstermesi gerektiğini vurgular. Bu gerçekler karşısında 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun verdiği yetkilerle işyeri açma ve işletme hakkına kavuşan güzellik salonları hangi gerekçe ile sağlık kuruluşu olarak tanımlanabilir? Yasal mevzuatta, güzellik salonlarının Sağlık Bakanlığına mı yoksa Milli Eğitim Bakanlığına mı bağlı olarak faaliyet gösterdikleri hususu net bir şekilde düzenlenmemiştir.

En Son Talebim

15.06.2006 tarihli 19.Mesleki Eğitim Kurulu’nun 9. maddesinin en kısa zamanda hayata geçirilmesidir. 9 madde: ‘Sanayi Bakanlığı Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürlüğü yetkilisi tarafından, kısa sürede ‘ustalık’ belgesi alınabilmesinin sağlanması konusunda (4702 sayılı kanuna göre) açıklama yapılmıştır. Bu konuda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordinesinde, ilgili birimlerden oluşturulacak bir komisyon tarafından bir çalışma yapılması oy birliği ile kabul edilmiştir.’

 

 

<< Online Kozmetoloji Dergisi