|
KİMYASAL PEELİNG
Öğretmen Mukadder ATAK*
CİLT LEKELERİNİN
KOZMETİKLERLE GİDERME YÖNTEMLERİ
PİGMENT
Vücudumuzda saça,kana ve deriye
renk veren maddelere pigment denir. Deri ve saçta varolan pigment
melanin pigmenti olarak adlandırılır. Melaninler melanosit adı
verilen hücrelerden oluşur.
PİGMENTASYON
BOZUKLUKLARI
Bunlar derinin rengini vermeye
yarayan ve olmadıklarında derinin renksiz gözükeceği melanin yapıcı
hücrelerin çok aşırı faaliyetleridir. Deri lekelerinin böbrek üstü
bezi yetmezliğine bağlı bir iç salgı bozukluğunun belirtileri
olabilir.
A-Çiller
B-Lentijinler
C-Kloasma
D-Vitiligo E-Albinizm
F-Hamartom
1- Porto şarabı lekesi
2- Çilek lekesi
3- Örümcek telanjiektazi
G-Kılcal damarların çatlaması
H-Benler
PİGMENTASYON BOZUKLUKLARININ TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER
1-LAZER TEDAVİSİ
Derin pigmentleşmeler dermis bölgesinde oluşur, dışardan çok zor
ulaşılır,bu yüzden lazerler kullanılır. Işınlanan pigment anında en
ufak zerrelere bölünerek parçalanır. Pigment parçacıkları ise
vücuttan lenf sistemi sayesinde atılır.
2-DERMABRAZYON
Derinin yüzeyel katmanlarının aşındırılması anlamına gelen
dermabrazyan, hızlı dönen, elektrik veya havayla çalışan,metal ya da
kağıttan yapılmış, silindir biçiminde üzeri özel sanayi elması
kaplanmış aletlerle yapılmaktadır. Saat istikametinde hızla dönen
çarklar aracılığıyla epidermisin bazal tabakaya kadar olan kısmı
aşındırılır.
3- SALABRAZYON
Kimyasal peeling ve dermabrazyonun birlikte kullanıldığı yöntemdir.
4-KİMYASAL PEELİNG
Peeling lepizmatik olarak adlandırılan kimyasal maddeler ile
epidermisin korneum tabakasının dermik enflamatuvar reaksiyon
yoluyla yıkılmasıdır. Kimyasal soyma deriye dışarıdan uygulanan
çeşitli kimyasal maddeler ile epidermis ve dermiste çeşitli
düzeylerde harabiyet oluşturmaya dayanır.
Kimyasal Peeling Uygulanabilen
Durumlar:
• Çatlaklar
• Doğumdan sonra oluşan lekeler
• Ciltteki yağlanmalar
• Milalar
• Derinleşmiş yüz kırışıklıkları,
• Hiperpigmentasyon,
• Akne skarları,
• Güneşin zararlı etkilerine fazlaca maruz kalmış deri,
• Yaygın keratoz ve telenjiektazilere
A- Fenol Peeling
En kuvvetli kimyasal soyma ajanlarındandır.Dudak etrafına, alın ve
yanaklara uygulandığında birkaç dakika içinde derinin sertleşerek
beyaz renk aldığı görülür. . Bir süre sonra örtücü zar kalınlaşıp
kabuklaşır. Fenol, karaciğerde inaktive edilir ve daha sonra idrar
yoluyla atılır.
B- Retinoik Asitle Peeling
Retinoik asitler primer kimyasal soyma ajanı olarak kullanılmaktan
ziyade daha çok kimyasal soyma işleminden sonra gelişebilecek
komplikasyonları en aza indirmek amacıyla kullanılırlar.
C- Rezorsin İle Peeling
Rezorsin tek başına kullanıldığında yüzeyel soyma yaparken, TCA% 35
solüsyonu ile birlikte kullanıldığında orta derecede kimyasal soyma
yapabilir. Epidermisi kalınlaştırdığı belirlenmiştir.Resorsin
kullanımı pigment bozuklukları ve sistemik absorbsiyon nedeniyle
kısıtlıdır.
D- Karbon Karı İle Peeling
Dondurma sonucu doku değişiklikleri ile oluşturulan fiziko- kimyasal
peeling işlemidir. Rezorsine karşı hassasiyet olan olgularda ve
yüzeysel yara izlerinde karbon karı ile peeling kullanılır.
E- Triklor Asetik Asit İle Peeling
TCA’nın diğer ajanlara göre avantajı, kardiak, renal ve hepatotoksik
reaksiyonlara neden olmamaları ve alerjik reaksiyon
oluşturmamalarıdır. Konsantrasyonuna göre kimyasal soyma işleminin
derinliği ayarlandığı için pratikte de sık kullanılan ajandır. %
10-25 TCA yüzeyel, % 35-50 TCA orta, % 50-70 TCA derin kimyasal
soyma yapar.
F- Vitaminler
Vitamin A (retinol), epitel hücrelerinin mitotik aktivitelerini
artırır, dermisde kolajen sentezini uyarır, aşırı keratinizasyonu ve
pigmentasyonu önler.
Pantenol vitamin B kompleks grubundan, kozmetik açıdan önemli bir
vitamin olup, mitotik aktiviteyi artırır
Vitamin E (Tokoferol ), antioksidan ve serbest radikal
yakalayıcıdır. Kapiller kan dolaşımını, kolajen sentezini artırır.
Vitamin C,antioksidan özelliğe sahiptir. Kolajen sentezini uyarır,
pigmentasyonu önler. Yaşlanmaya karşı, pigmentasyon önleyici, güneş
sonrası ve nemlendirici preperatlarda kullanılır.
G- Alfa Hidroksi Asitler (Meyve Asitleri)
AHA’ lar kollagen ve elastin dokusunu harekete geçirerek, yeni
baştan üretim yapılmasını ve bu vesileyle cildin çok belirgin
derecede gergin daha iyi durumda ve yumuşak olmasını sağlar. Aynı
zamanda sert olan deri hücrelerini çözerek derinin daha sağlıklı
olmasını sağlar. Tıkanık gözenekler açılır ve zararlı maddeler
dışarı atılır. Dokulardaki yara izleri kapanır ve deriye renk veren
pigment maddesinin düzeni sağlanır. Stabil, renksiz, kokusuz, suda
çözünebilir ve toksik olmamaları nedeniyle kullanım avantajı
sağlarlar.
AHA’ların en önemli üyeleri:
Şeker Kamışı - Glikolik
Asit
Süt Asiti - Laktik Asit
Elma Asiti - Malik Asit
Üzüm Asiti - Tartarik Asit
Limon Asiti - Sitrik Asit
AHA’ların karbon zinciri ne kadar
kısa ise cildin üst tabakasına düzgün görünüm kazandırma etkisi o
kadar artmakta; tam tersine zincir ne kadar uzun ise nemlendirici
özellik o derece fazla olmaktadır. AHA’lar arasında karbon zinciri
en kısa olan glikolik asit, soyma amacı ile en etkin kullanılan
AHA’dır.
AHA’ların kozmetik özellikleri
• Cilt lekelerinin giderilmesi: Yaşlılık lekelerini uzaklaştırmak
için günlük uygulanılabilen krem, losyon veya jeller, % 10-12
konsantrasyonlarında nötralleştirilmiş AHA içermektedir. Bu
lekelerin yok olması cildin özelliğine göre birkaç haftadan 9-12 aya
kadar sürebilir. Bu tip preparatların yüze uygulanması, cilt
duyarlılığının yüksek olması nedeniyle önerilmemektedir. % 8
glikolik asit, % 2 hidrokinon ile birlikte jel şekline sokularak,
pigmentasyonu azaltarak tüm cildin rengini açmak amacı ile etnik
kozmetik ürünlerde kullanılmıştır.
• Cildin nemlendirilmesi
• Akneyi engelleme
• Cildin soyulması ve kırışıklıklar
• Tırnaklara düzgün görünüm vermek
• Jiletle traşa bağlı kıl dönmesi enflamasyonları
UV- ışığında dikkat
Cilt tipine bağlı olarak, vücut bölgesi ve durumuna göre lazer
tedavisi ve kimyasal peelingden sonra en az 20 faktörlü güneş
koruyucu preperatların kullanılması tavsiye edilmelidir.Cildin
kendini güneş ışınlarına karşı koruması stratum corneumun
kalınlaşması ve deride melanin pigmentinin oluşması ile olur.
Stratum germinativum tabakasında oluşan melanin granülleri UV-B
radyasyonu ile üst tabakalara çıkmakta ve burada UV-A ile okside
olmaktadır.
PEELİNG UYGULAMA
Enzymes Powder Mask (Profosyoneller
için)
Ana maddeleri:Oat Flour( Yulaf Unu ),Pineapple (Ananas
Enzimleri),Papaya Enzimleri, Corn Strach(Mısır Nişastası)
Özellikleri:Sıradan cilt bozukluklarını, ölü hücreleri,
ciltteki kiri, tıkanıklıkları, siyah noktaları bu enzimler
sindirecektir. Cildin rengini parlaklaştırıp, derin temizleme ve
makyaj işlemini kolaylaştırır. Cildi tahriş etmez, narin akneli
dahil her türlü cilde uygulanabilir.
Kullanımı: Az miktarda ılık su ile ½ çay kaşığı enzim pudrası
katılıp kremsi kıvama gelene kadar karıştırılır. Göz çevresi hariç,
bu karışım maske fırçasıyla boyun ve yüze sürülür. Buhar narin
cilttekilere 5 dakika, diğer ciltlere ise 8-10 dakika süreyle
uygulanır. Bu maskenin ciltte nemli kalması gerekmektedir. Ilık
suyla maske çıkarılır ve temizleme işlemine başlanır.
Uygulama Basamakları
• Peeling yapılacak cilt incelenir.
• Cilt incelenerek peeling işleminde kullanılacak cilde uygun
araç-gereçler seçilir.
• Cilde uygun temizleme sütü seçilir.
• Temizleme sütü cilde sürülür.
• Temizleme sütü masajla yedirilir.
• Ciltten temizleme sütü süngerle alınır.
• Peeling kaba1/2 çay kaşığı konur.
• Peelinge az miktarda su dökülür.
• Peeling ve su fırça yardımıyla karıştırılır.
• Hazırlanmış peeling kas yönüne dikkat edilerek fırçayla sürülür.
• Göz ve dudak çevresi hariç tüm yüze sürülür. Gözler tamponla
kapatılarak buhar verilir.
• Yanaklar frimatör fırçası kullanılarak hem masaj yapılır, hemde
temizlenir. Burun frimatör fırçası kullanılarak hem masaj yapılır,
hemde temizlenir.
• Peeling artıkları süngerle silinir.
• Peeling artıklarının kalmamasına dikkat edilir.
• Cilde peeling işleminden sonra uygun nemlendirici sürülür.
KAYNAKLAR
Eaton, A. ve Openshaw, F.(1995).
Kozmetik Makyaj ve Manikür. Ankara. M.E.B.
Erdi, H.(1998).” Yaşlanma İzlerinin Hafifletilmesinde Kimyasal Soyma
İşlemi”. T Klin Kozmotoloji Dergisi. 1. sayı. s:50-55.
Gansel, R.W. (2002). “Dermatolojik Lazerterapisi”. Beauty Forum.5.
sayı. s:44-45.
Gürer, M.(1992)”Yüz Estetiğinde Kimyasal Soyucular.” Kozmo Bülten.4.
sayı. s:4-5
Hekimoğlu, S. (1998) “Deri Yaşlanmasına Karşı 21. Yüzyılın Gerçeği:
Kozmesötikler” T Klin J Cosmetol Dergisi. 1. sayı. s:37-42.
Karaduman, A.(1997) “Dermatolojide Kozmetiklerin Kullanımı”.
Kozmotoloji Günleri-1 Ankara. s:87-96.
Kaya, İ., Baz,K. Ve İkizoğlu, G. (2002).” Dermatolojik Lazer
Tedavisi:Gelişmeler” Lepra Mecmuası. 33. sayı. s: 31- 38.
Kurumlu, Z. (1998). :75) ” Ultraviole ve Utravioleden Korunma”.T
Klin J Cosmetol Dergisi. 1. sayı. s:75-82
Ölçer,A.(2002). “Glikolik Asitler”. Beauty Forum. 5.sayı. s:24
Tarımcı,N.(1997) “Günümüzün Kozmetiklerinde Vitaminlerin ve Alfa
Hidroksi Asitlerin Yeri”. Kozmotoloji Günleri-1 Ankara. s: 75-86.
Yazan, Y. (1998). Kozmotolojide Alfa Hidroksi Asitler. Bilimsel
Taramalar. FABAD J, Pharm.Sci., 23, 29-37.
Yormuk, E. (1992)”Yüz Estetiğinde Dermabrazyonun Önemi.” Kozmo
Bülten. 4. sayı. s:4.
http://www.dermaneturk.com/akne.asp
*Aliye Yahşi Meslek
Lisesi Öğretmeni
|