|
YAŞLI TÜRK KADINLARINDA SAÇ BAKIMI VE KOZMETOLOJİK ALIŞKANLIK
PROFİLİ
* Prof. Dr. TUBA VURAL
Yrd. Doç. Dr. CELALETTİN R. ÇELEBİ
Öğr. Gör. TÜLAY KAHRAMAN
Öğr. Gör. ÖMÜR UÇAR
Öğr. Gör. MEHMET DEĞER
Son yıllarda yaşlı popülasyonun
artması bu yaş grubu ile ilgili hizmetlerin ve araştırmaların
yoğunlaşmasına neden olmuştur. Bu konuda üniversitelerin geriatri
klinikleri, açılmaya başlamış, sosyal bilimcilerin ilgileri bu yaş
grubuna odaklanmış ve çeşitli platformlarda yaşlanmanın getirdiği
değişiklikler tartışılmaya başlanmıştır. Yine bu yaş grubuna yönelik
özel ve resmi kurumlara ait huzur ve bakımevlerinin sayısında artış
gözlenmiştir. Ülkemizde 1990 yılında gerçekleştirilmiş olan nüfus
sayımı sonuçlarına göre 65 ve üzeri yaştakilerin oranı %4.3 iken
(Türkiye İstatistik Yıllığı 1998), 2000 yılında bu oran % 8.83
olarak bulunmuştur. Bu da yaklaşık olarak 4 milyon yaşlı bireyin
bulunduğu ve sayılarının gün geçtikçe arttığı anlamına gelmektedir (Demirbüken
2003).
Yaşlanma hücrelerden organlara kadar
tüm yapılarda fonksiyonların giderek azaldığı/yavaşladığı süreçtir.
Canlı organizmanın büyüme ve gelişmesinde zamanla meydana gelen
gerilemelerin toplamı ve fonksiyonel açıdan yeteneklerin azalması
olarak da tanımlanır (Düzen Labaratuvarlar Grubu 2001). Bu
gerilemeler ve zayıflamalar organizmayı hastalıklara karşı daha
yatkın kılarak uyumsuzlaştırır. Ama yaşlanma bir çeşit önceden
tasarlanmış bir genetik olgudur. Genetik bir programın neticesi gibi
yada türlerin genetik özelliklerine göre tasarlanmış bir saat gibi
çalışır (Balin and Allen 1989)
Yaşlanma süreci bireylere göre değişen
bir süreçtir. Bu nedenle yaşlılık sürecine girildiğini gösteren
kesin bir sınır yoktur (Tymowski 1979). Ancak hücre ve dokulardaki
yaşlanma (biyolojik yaşlanma) dikkate alınarak 60-74 yaş arası
yaşlılık dönemi olarak kabul edilmektedir (Cerit 2000). Yaşlılık
döneminde meydana gelen değişiklik, zaman içinde bir takım
fonksiyonların azalması şeklinde kendini gösterir (Bilir 1996).
Yaşlılıkta meydana gelen
değişikliklerde fiziksel, psikolojik, biyolojik, sosyal yaşlanmanın
iç içe olduğunu söylemek mümkündür. Dolayısıyla biyolojik,
psikolojik ve sosyal yaşın iç içe geçmesi ve birbirini etkilemesi,
kişinin gerçek yaşam süresini belirlemektedir (Düzen Labaratuvarlar
Grubu 2001).
Günümüzde yaşlı populasyonun giderek
arttığı ve bireylerin yaşamlarını sosyal açıdan eskiye oranla daha
aktif geçirme beklentileri artmıştır. Bu yüzden de sağlıklı ve güzel
bir görünüşe sahip deri ve eklerinin varlığı oldukça önem
taşımaktadır. Bu nedenle deri ve eklerinde oluşan yaşlanmayı
geciktirmeye yönelik tedbirlerin alınması, yaşlılık dönemlerine ait
deri ve eklerindeki kronolojik ve foto-yaşlanmanın tanınması
güncellik kazanmıştır (Vural ve ark 2003).
Deri yaşlanması iki olgunun sonucudur;
1-İntrensek (kronolojik) Yaşlanma:Bu tür yaşlanma sadece zamana
bağlı olarak oluşan değişiklikleri içerir.
2-Foto-Yaşlanma: Çevresel etkilere, özellikle de güneş harabiyetine
bağlı olarak gelişen yaşlanma sürecidir.
Kronolojik yaşlanma özellikle de
derinin fonksiyonlarında fizyolojik değişikliklere karakterize olup,
kaçınılmaz evrensel bir olaydır. Bunun aksine foto yaşlanma ise ne
evrensel nede kaçınılmazdır. Foto-yaşlanma ise güneşe maruz kalan
deride oluşan morfolojik ve fizyolojik değişikliklerle
karakterizedir (Yaar 2001).
Zamana bağlı kronolojik olarak
yaşlanan deri, kuru ve soluk görülür. Hücre yenilenmesi azaldığından
epidermis incelmektedir (Montagna 1965). İnce kırışıklıklar
mevcuttur. Laksisite bir ölçüde artmış ve bir dizi iyi huylu tümör
oluşmuştur. Histolojik olarak bu tip yaşlanmada en önemli ve çarpıcı
değişiklik ise dermo-epidermel bileşkenin düzleşmesidir. Bunun
sonucu olarak dermis ve epidermis arasındaki yüzey küçülmüştür.
Öyleki bu küçülmeden dolayı derinin her iki tabakası arasındaki
iletişim ve besin maddelerinin transferi azalmıştır. Ayrıca
çoğunluğu kıl foliküllerinde daha fazla olmak üzere melonasit
yoğunluğu sürekli bir düşüş göstermektedir. 50 yaş ve üzerindeki
nüfusun saçlarında pigment azlığına bağlı olarak beyazlaşma
(kırlaşma) da görülmektedir (Yaar 2001). Saçlardaki grileşme
genellikle 50 yaş civarında belirgin hale gelir. Bu dönemde vücut
kıllarının yarısı, saçların ise daha fazlası grileşmiştir (Vural ve
ark. 2003).
Yaşlanmada evrensel faktörler derinin
yapısal ve işlevsel bütünlüğünü giderek daha çok etkiler. En
önemlisi çevresel faktörlerden biri olan ultraviyole ışınlarının
etkisi ile deride foto yaşlanma adı verilen bir tablo ortaya
çıkarmaktadır. Kronolojik yaşlanmadan oldukça farklı gelişen bu
tablo klinik olarak da deride kabalaşma, kırışıklık, benekli
pigmentasyon, gevşeklik, telenjektazi vb. değişikliklerle kendini
gösterir. Foto-yaşlanma
Yaşlanma ile kıl foliküllerindeki
melanositlerin ilerleyici kaybında ultraviyole ışınlarının etkisi
kronolojik yaşlanmadan daha önemlidir. Güneş ışınlarının yanı sıra
tedavi veya kozmetik amaçlı yapay UV kaynakları saçın hem keratin
yapısını hemde pigment oluşumunu bozar. Saçın kütikulası harap
olduğu gibi renginde de bozulmalara neden olur (Couitois ve ark
1995). Ultraviyole ışınlarının dışında aşırı sıcak, soğuk, asit ve
alkalilerde saçta yaşlanmaya bağlı fizyolojik yıpranmayı da
artırırlar (Ukşal 2002).
Materyal ve yöntem
Araştırma Ankara, İstanbul ve İzmir’de bulunan huzur evlerinde
yaşayan 65 yaş ve üzeri 523 bayan üzerinde, ülkemizdeki yaşlı
popülasyonun saç ile ilgili mevcut kozmetik durumlarını tespit etmek
amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma kapsamına
huzurevlerinde yaşayan 523 denek dahil edilmiştir. Bu araştırmanın
materyalini 523 bayandan anket yardımıyla elde edilen veriler ve
ilgili araştırmalar oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında anket
formu kullanılmış, çok yaşlı olan deneklere ise form okunarak
doldurulmuştur. Araştırmaya huzurevi dışında yaşayan yaşlılar ise
dahil edilmemiştir.
Araştırmada kozmetik ürün seçiminde
dikkat edilen noktalar, kadınların kişisel bakımları için salonlarda
yaptırdıkları işlemler, saç yıkama alışkanlıkları, saç temizliğinde
kullanılan kozmetik ürünler,saçta meydana gelen değişiklikler ve
buna karşı alınan önlemler araştırılmış, deneklerin eğitim durumları
ile kozmetik ürün alırken dikkat ettikleri noktalar ve gelir
durumları ile kozmetik ürün alırken dikkat ettikleri noktaların
frekans dağılımları ve yüzdeleri, kay kare kullanılarak SPSS paket
programı ile analiz edilmiştir.
Bulgular ve tartışma
Tablo 1. KOZMETİK ÜRÜN SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLEN NOKTALAR
|
Seçenekler
|
Sayı
|
%
|
|
Kalitesine
|
90
|
17.2
|
|
Fiyatına
|
94
|
18.0
|
|
Saç ve cilde uygunluğuna
|
60
|
11.5
|
|
Ambalaj ve kokusuna
|
18
|
3.4
|
|
Rast gele
|
236
|
44.2
|
|
Cevapsız
|
25
|
4.8
|
|
Toplam
|
523
|
100.0
|
Tablo 2. Kadınların kişisel bakımları
için kuaför ve güzellik salonlarında yaptırdıkları işlemler
|
Seçenek
|
Sayı
|
%
|
|
Saçımı yıkatıyorum
|
48
|
9.2
|
|
Saçımı kestiriyorum
|
331
|
63.3
|
|
Saçımı boyatıyorum
|
115
|
22.0
|
|
Perma yaptırıyorum
|
9
|
1.7
|
|
Mizanpli yaptırıyorum
|
12
|
2.3
|
|
Topuz yaptırıyorum
|
5
|
1.0
|
|
Peruk ve postiş bakımı yaptırıyorum
|
-
|
-
|
|
Kuaför salonuna gitmiyorum
|
125
|
23.9
|
|
Güzellik salonuna gitmiyorum
|
113
|
21.6
|
Tablo 3. Saç yıkama alışkanlıkları
|
Seçenekler
|
Sayı
|
%
|
|
Her gün
|
23
|
4.4
|
|
Gün aşırı
|
90
|
17.1
|
|
Haftada bir
|
312
|
59.4
|
|
Haftada iki
|
76
|
14.5
|
|
Cevapsız
|
24
|
4.6
|
|
Toplam
|
523
|
100.0
|
Tablo 4. SAÇ TEMİZLEMEDE KULLANILAN
KOZMETİK ÜRÜNLER
|
Seçenekler
|
Sayı
|
%
|
|
Su
|
362
|
69.2
|
|
Sabun
|
326
|
62.3
|
|
Şampuan
|
237
|
45.3
|
|
Vücut Jeli/Şampuan
|
10
|
1.9
|
Tablo 5. SAÇTA YAŞLILARIN YAKINDIKLARI
DEĞİŞİKLİKLER
|
Seçenekler
|
Sayı
|
%
|
|
Saç dökülmesi
|
321
|
61.4
|
|
Saç ağarması
|
456
|
99.6
|
|
Saç tellerinde zayıflama
|
95
|
18.2
|
|
Saç ve saçlı derinin kuruması
|
46
|
8.8
|
|
Saç ve saçlı derinin yağlanması
|
42
|
8.0
|
|
Saçta kepek oluşumu
|
81
|
15.5
|
|
Değişiklik meydana gelmiyor
|
14
|
2.7
|
Tablo 6. SAÇTA YAŞLA BİRLİKTE MEYDANA
GELEN İSTENMEYEN DEĞİŞİKLİKLERE KARŞI ALINAN KOZMETİK ÖNLEMLER
|
Seçenekler
|
Sayı
|
%
|
|
Saç dökülmesine karşı
|
35
|
6.7
|
|
Saçın ağarmasına / beyazlaşmasına karşı
|
139
|
26.6
|
|
Saç tellerinin zayıflamasına karşı
|
10
|
1.9
|
|
Saç ve saçlı derinin kurumasına karşı
|
4
|
.8
|
|
Saç ve saçlı derinin yağlanmasına karşı
|
3
|
.6
|
|
Kepek oluşumuna karşı
|
14
|
2.7
|
|
Önlem almıyorum
|
298
|
57.0
|
Tablo 7. Yaşlı bayanların eğitim
durumları ile kozmetik ürün alırken dikkat ettikleri noktalar
arasındaki kay-kare analizi sonuçları
| |
Kozmetik
ürün seçerken dikkat edilen özellikler
|
|
|
Eğitim durumu
|
Kalite
|
Fiyat
|
Saça ve cilde uygunluk
|
Ambalaj ve koku
|
Rast gele
|
Toplam
|
|
Sayı
|
%
|
Sayı
|
%
|
Sayı
|
%
|
Sayı
|
%
|
Sayı
|
%
|
Sayı
|
%
|
|
Eğitim durumu düşük olanlar (İlköğretim<)
düşük olanlar
|
58
|
15.5
|
64
|
17.1
|
33
|
8.8
|
13
|
3.5
|
206
|
55.1
|
374
|
100.0
|
|
Eğitim durumu yüksek olanlar (Lise>)
yüksek olanlar
|
36
|
29.0
|
26
|
21.0
|
27
|
21.8
|
5
|
4.0
|
30
|
24.2
|
124
|
100.0
|
|
Toplam
|
94
|
18.9
|
90
|
18.1
|
60
|
| |